Ruhumun Kalemi, beni anlatan en iyi tanımlamalardan bir tanesi… Yazı yazmayı seviyorum ve kendimi en iyi bu şekilde ifade ettiğim de doğrudur.

Çünkü her ne olursa  ve de sıkça

Benim Ruhum Kalemimin Ucunda…

Zaten eğitim süreçlerimi de bu yönde tamamladım. Ardından yaşantımın mesleki kısmı da başka yönlere sapmadan bu şekilde devam etti. Anlayacağınız, çocukken hediye ve not kâğıtlarına döktüğüm harfler, öğrenciliğimde bol bol hazırladığım kompozisyonları ve sınavlardaki dolu dolu metinleri oluşturdu. Sonra sahip olduğum unvanlar ile hem sanal hem de gerçek dünyada türlü türlü yazdım. Yeri geldi Türkçe yeri geldi İngilizce. Yazı yazmakla kalmadım; yazılanları derlemeye, toplamaya, çevirmeye hatta kontrol etmeye başladım…

 Bu başlangıç sanırım ömrümün bitiş çizgisine kadar devam edecek…

    Doğduğum andan beri öğreniyorum

Akıl, beden ve ruh birliğim için çalışıyorum…

Bitiş çizgisine doğru giderken sıkça kendimi keşfe de çıkıyorum. Bu keşiflerde elde ettiklerim gösterdi ki yazı yazdığım kadar yapmaktan zevk aldığım ve yapabildiğim başka şeyler de var…  Mesleğim dışındaki ilgilerimi de göz ardı etmiyorum. Onları da işim olarak benimsedim. İlgi ve mesleki alanlarımın bütünlenmesi, benim, başka ben’ler ile tanışıp ortaklık etmesi gibi.

Bu ortaklıkların hiçbir zaman feshedilmemesini umuyorum…

Bir Yaradılışım var bir de şahsıma katılmışlıklarım,

Herkesle birim ve benden bir taneyim…

GEÇMİŞ ZAMAN

Renk paletine bolca dokunulmuş bir tablo benimkisi. Şükürler olsun ki canlı renkleri çokça. Bu durumda geçmişi anımsarken yüzümde pek çok kez tebessüm oluşmakta, kalemime de neşe katmakta. Yaş ilerledikçe, geçmişteki bazı anlara özlem duyulduğuna dair söylemler var. Kimi zaman hem fikir olsam da, bu fikre saplanmanın şimdiki zamanı fazlasıyla yok ettiğinden eminim. Saplanılmış yerden çıkmalı ve özlenesi anları çoğaltmalı. Şimdi geçmiş için böyle düşünüyorum, batmasını da çıkmasını bilen biri olarak…

ŞİMDİKİ ZAMAN

Geçmişin, şimdiki ve gelecek zaman sıralamasında ortanca olması yüzünden arada kaynadığına inandırmak istiyorum kendimi; lakin türlü türlü öğüde, tecrübeye ve Carpe Diem’e rağmen şimdiki zamanın geçmiş zamana dönüşmesi çok kolay oluyor. Freelancer olarak çalışmaya başladığımdan beri  şimdiki zaman ile sohbetlerimi sıklaştırdım. Gelecek zaman yüzünden kendisini sıkça ihmal etmem gücendirmiş kendisini. Önce bir ajanda aldım sonra da hergün beraber planlar yapacağımızın sözünü vererek gönlünü. Farketmenin mutluluğu içerisindeyim. Gücendirmemek dileğiyle…

GELECEK ZAMAN

Yıllarca tarafımdan torpilli olmasına rağmen beni umutlandırmaktan öte kaygılandırdı durdu. Sitem etmiyor, fazla yüz verdiğim için suçu kendimde arıyorum. Daha görmeden bilmeden haddinden fazla hakkında düşünür ve düşündüğünü de hissettirirsen olacağı budur. Göz ardı etmeden, sürekli de gözönünde tutmadan hareket etmekte fayda var. Şimdiki zamanda böyle düşünüyorum,umudun da kaygının da dozunda yaşanması gerektiğini bilen biri olarak…