Pandemi sebebiyle evde spor yaptığım (yapmaya çalıştığım) şu günlerde, kürek aleti benim için kurtarıcı bir çözüm. Ancak kürek çekmeyi çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Bu nedenle de çoğu zaman kendimi kandırmaya çalışıyor ve kendi kendime “müzik dinleyeceksin, kürek çekmeyeceksin” diyorum. İşte bu sabah da bunu yaptım ve içsel motivasyonumu düre dürte kürek aletinin koltuğuna teşrif ettim. Biraz radyodaki şarkılar biraz da kendi seçtiklerim derken, kullandığım müzik programı pat diye karşıma “Sinsirella” şarkısını çıkardı:

O şimdi Cinderella
Özünde Sinsirella
Kararlı ama zararlı
Hep atarlı bir muamma

Şarkıyı duyar duymaz da, onu dinlediğim ilk ana gidiverdim…

Yüzünde maskesiyle
Gülümsüyor hafifçe
Kıskanırdı görse Mona Lisa

Çok sevdiğim bir arkadaşımın kızının doğum gününe davetliydim. Bir parti evinde gerçekleşen kutlamada biz yetişkinler bir köşede otururken, çocuklar da kendi aralarında eğleniyorlardı. Pasta kesildikten sonra, mekândaki görevli tüm çocukları alt katta bulunan karaoke odasına götürdü. Heyecanla yanıma gelen arkadaşım “hadi gel biz de gidelim, fotoğraflarını çekeriz.” diyerek elimi tutu ve beni hızlıca yerimden kaldırdı. Ses yalıtımı sebebiyle içeride ne olup bittiğini dışarıdan anlamak mümkün değildi ancak kapı açıldığı anda içerideki coşku dışarıya fışkırıvermişti. İşte tam o an, ben de karanlık bir odadaki dev ekran karşısında, bir sürü çocuğun bağıra çağıra hoplayıp zıpladığına şahit oldum. Bahsi geçen zıplamayı tarif ediyorum: yerde bir trambolin varmışçasına…etekler başlarına geçmişçesine… ayakları yeryüzünden gökyüzüne değercesine…) 

Merhaba bayanlar baylar
Gösteri birazdan başlar
Sahnede bir yıldız var
Oyunculukla aldı Oscar

Monitörden yayılan ışık sayesinde görebildiğim ve bizden bile önce oraya gitmiş olan bir ebeveyne “Ay bu şarkı da ne?” diye sorduğumda, bana öyle bir bakış fırlattı ki cevabı duymuş kadar oldum: 

Nasıl olur da bu şarkıyı bilemezdim! 

Kendisi kibirli biri
Dengesiz ama sihirli
Baktı mı kalırsın onda
Aklında patlar bir bomba
Bir bildiğimiz var da konuşuyoruz burada

Belli ki o şarkı çok popülerdi ve çok seviliyordu. O anı hafızama kaydeden bu şarkı mıydı yoksa onun yarattığı coşkuyla havada zıplayan fırfırlı eteklerin hali miydi, hala emin değilim. Ancak şu an bu satırları yazarken bile gözümün önüne geldiğinden emin olabilirsiniz. İşte o şarkıyı ilk, çok, üst üste ve son kez dinleyişim de o zaman olmuştu.

Bizim zamanında masal olarak dinlediğimiz Sindirella, şarkı olarak dinlenen bir Sinsirella mı olmuştu? Masaldaki Sindirella şarkıdaki Sinsirella mıydı? Aslında her Sindirella’nın içinde bir Sinsirella mı vardı? Kız kardeşlerine kötü davranan o iki abla aslında Sindirella’ydı da bizimkisi mi Sinsirella’ydı?

Allahım! Bir harfin, bir -d harfinin varlığı yahut yokluğu, ne kadar da değiştiriyordu kimlikleri…

D harfi evet; Diyarbakır’ın d’si, devenin d’si, delta nın d’si

Ya da 

Doğruluğun

Dürüstlüğün

Değerlerin

D’si… 

Var ya da yok olunca…


NOT: Şimdi ne olacak biliyor musunuz, bu şarkı birkaç gün benim dilime dolanacak…  

NOT2: Şimdi ne olacak biliyor musunuz, bu şarkıyı merak edip dinleyeceksiniz. Linki hemen veriyorum: https://www.youtube.com/watch?v=sD6GSzQbpLY

NOT3: Şimdi ne olacak biliyor musunuz, dinledikten sonra sizin de dilinize dolanacak…kihkihkih!

NOT4: Şimdi ne olacak biliyor musunuz; daha önceden dinlemişseniz bile, bu şarkı dilinize dolanacak kihkihkih!