Abimle sohbetimiz esnasında mesleğiyle bağlantılı bir şeylerden söz ederken “perfüzyonist” kelimesini telaffuz etti. İlgimi çeken bu kelimeyi bir kez daha söylemesini ve bana içeriğinden bahsetmesini rica ettim. Doktor kimliğinden sıyrılarak, anlayacağım şekilde bana açıklamaya çalıştı. Sohbetin devamında başka konulara geçtik, sonra da zaman geçti… Perküsyon çağrışımıyla aklımda tuttuğum bu kelimeyi unutmadım. Bu konuda bir yazı yazma arzusuyla, internette kelime hakkında arama yaptım. En yalın haliyle de şu bu bilgiyi elde ettim:

Akciğer-kalp makinasını ve onunla bağlantılı ekipmanları hazırlayan ve kullanan kişilere “perfüzyonist” deniliyor. Bu kişiler açık kalp ameliyatları gibi büyük damarlarda yapılan müdahalelerde, uzmanların gözetiminde, akciğer-kalp makinasını kullanıyorlar ve beden dışı kan dolaşımını sağlıyorlar. Bu sayede ameliyat süreci içerisinde hastanın yaşamsal fonksiyonları denetlenmiş oluyor.

Şimdi bir de bu kelimeyi ben size kendimce açıklayayım:

Ameliyattasınız.

Ameliyat içeriği sebebiyle kalbiniz durdurulmuş.

Ölü falan değilsiniz, alt tarafı anestezi etkisindesiniz.

Ruhunuz nerede, bilemiyorum…

Bedeniniz, dolayısıyla siz, bir makinaya tutunarak hayatta kalıyorsunuz.

Makina mı?

Evet ve de hayır.

Sizi aynı zamanda, tam da o anda, bir “perfüzyonist” hayatta tutuyor.

Siz durumun farkında olamadığınız için söyleyeyim; durmuş olan kalbiniz aslında o esnada başka bir kalpte atıyor

Sizin gözünüzün önüne nasıl bir kare geldi bilemiyorum. Benim karemde bir ameliyat masasının yanında, hastanın yaşam sürecine vekalet eden ve bunu ilahi bir görevle yerine getiren müthiş bir varlık var.

Ne önemli bir sorumluluk… 

Ne özel bir vazife… 

Ne büyük bir zorluk…

Ne güçlü bir haz…

Yüreklerine sağlık! 


DİPSİZ NOT:

Bir bedenin bir kalp yerine bir süre bir makina ile hayatta kalması…

Keşke taş kalpli dediklerimiz,

Yani hissiyattan bihaber, 

İnsanlıktan uzaklaşmış,

Makine gibi cansızlaşmış insanlara da bir çözüm olsa… 

Güzel bir kalbe bağlanıp,

Tüm özelliklerini yitirse… 

Reset atılsa, en başarılısından

Sonrasında sözde değil de özde insan olsa…